ADALET ARAYIŞINIZDA YALNIZ DEĞİLSİNİZ

Feragatle ortaya çıkan sonucun buna sebep olan rızayı ifsat eden bir nedenle malul olduğu kanıtlanırsa, doğurduğu netice bakımından hileye, hataya maruz kalan kimseye talep hakkı bahşedeceği kuşkusuzdur.

T.C YARGITAY

11.Hukuk Dairesi

Esas: 2014 / 10539

Karar: 2014 / 17231

Karar Tarihi: 10.11.2014

ÖZET: Kanun “Feragat ve kabul kesin hüküm gibi sonuç doğurur. İrade bozukluğu hallerinde feragat ve kabulün iptali istenebilir.” hükmünü öngörmektedir. Bu durumda davacı vekili feragatin geçersiz olduğunu iddia ettiğinden davacının buna dair delilleri toplanıp davacının feragat beyanının hukuki sonuç doğurup doğurmayacağı tartışılarak karar verilmek üzere mahkemece verilen kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.(6100 S. K. m. 307, 311) (818 S. K. m. 23)

Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.11.2013 tarih ve 2012/233-2013/253 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Karar: Davacı vekili, müvekkili meslek birliği ile davalı şirket arasında 08/12/2010 tarihinde Müzik Eserleri Yayın İzin Sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin sözleşmede kararlaştırılan vadelerde ve yapılan ihtarlara rağmen borçlarını ödemediğini, davalı şirket hakkında başlatılan takibin de davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında 18.11.2013 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini bildirerek feragat nedeniyle davanın reddini istemiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dosya üzerinden yapılan değerlendirme sonucunda, davadan feragatin 6100 sayılı HMK’nın 307. maddesi hükmü gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran davacı işlemi ve yine HMK’nın 311. maddesine göre kesin hüküm gibi sonuç doğurduğu gerekçesiyle, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Davacı vekili, karardan sonra verdiği 29.11.2013 tarihli dilekçesi ile davadan feragate ilişkin beyandan hata sebebiyle döndüklerini ileri sürerek feragatin iptali ile davaya devam edilmesini talep etmiştir.

Davacının davasından feragat etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer, kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğurur. Bu nedenle mahkeme henüz feragat nedeniyle davanın reddine karar vermemiş olsa bile davacı feragattan dönemez (rücu edemez); feragat ile bağlıdır.

Ancak, feragatle ortaya çıkan sonucun buna sebep olan rızayı ifsat eden bir nedenle malul olduğu kanıtlanırsa, doğurduğu netice bakımından hileye, hataya maruz kalan kimseye talep hakkı bahşedeceği kuşkusuzdur. Öte yandan; diğer maddi hukuk işlemlerinde olduğu gibi (BK’nın 23. madde vd), hata, hile veya ikrah nedeniyle feragatın feshi (iptali) için dava açılabileceği gibi feragatın hata, hile veya ikrah nedeniyle geçersiz olduğu aynı davada da savunma yoluyla ileri sürebilir.

Keza, 6100 sayılı HMK’nın 311. maddesi, “feragat ve kabul kesin hüküm gibi sonuç doğurur. İrade bozukluğu hallerinde feragat ve kabulün iptali istenebilir.” hükmünü öngörmektedir. Bu durumda davacı vekili feragatin geçersiz olduğunu iddia ettiğinden davacının buna dair delilleri toplanıp davacının feragat beyanının hukuki sonuç doğurup doğurmayacağı tartışılarak karar verilmek üzere mahkemece verilen kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.11.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.